Biyogaz teknolojisi, anaerobik fermantasyon sonucu meydana çıkan yanıcı gaz üretimi olarak   bilinen bir teknolojidir. Dünyada biyogaz tesislerinin milyonlarcası operasyon halinde zaten mevcut bulunmaktadır.

Biyogaz, bazı köy evlerinde ocak veya gaz lambalarında kullanılmaktadır. Biyogazdan üretilen elektrik ise birçok gelişmekte olan ülkede nispeten yaygınlaşmaya başlamıştır. Almanya, Avrupa, Türkiye ve diğer sanayileşmiş ülkelerde, enerji üretim biyogaz tesislerinin temel amacı; elektrik biyogaz dönüşümünü standart bir teknoloji haline getirilmesidir.

Biyogaz anaerobik çürüme sürecinden kaynaklanan bir gazdır. Bir biyogaz tesisinde; tarımsal atıkları, hayvan çiftlik atıkları, mezbaha atıklarını (kan, işkembe, vs) , yeşil bitkileri yanıcı gaza –Biyogaz- dönüştürebilirsiniz.

Biyogaz, doğal gaz gibi; gaz sobalarında, sıcak su veya buhar kazanlarında veya gaz motorlarında yakıt olarak kullanılabilir. Bu gaz, % 50-75 metan,% 25-45 karbon dioksit,% 2-8 su buharı ve eser halde O2, N2, NH3 H2 H2S içerir. Gazın alt ısıl değeri içerdiği metan miktarına bağlıdır.

Biyogaz ortalama kalorifik değeri Alt Isıl Değer (LHV) 5 ila 6,5 kW/m3 olarak görülür. Biyogazda belirli karbon dioksit ve su buharı ve sülfür bulunur. Elektrik üretmek amacıyla gaz motorlarda kullanılması için su buharı ayrıştırılmalı ve içerdiği kükürt minimize edilmelidir.

Bir tesisin biyogaz üretim verimi organik atıkların niteliğine bağlı olmakla birlikte, fermantasyon sıcaklığı ve tutma süresi, besleme mevcudunun türüne da bağlıdır. Örneğin mısır silajı – Almanya’da ortak bir besleme stoğu – verimleri fazla inek gübresine göre biyogazda ton başına yaklaşık 8 kat daha fazladır.

Almanya’da, inek gübresi ve enerji bitkileri, hammaddenin ana formları oluşturmaktadır. Yaklaşık 2 canlı-stok (yaklaşık 2 inek veya 12 yetiştirme domuz tekabül) artı 1 hektar mısır ve çimen yaklaşık 2 kWel elektrik  üretmesi beklenilmektedir.